Dokumacılık Nedir Dokumacılığın Tarihi

  

dokumacilik-sanati_646x340

Dokumacılık, TEKSTİL olarak da bilinir, çeşitli iplik ya da lif türlerinin belirli desenlerde birleştirilmesi yoluyla, kumaş ya da bez elde edilmesine yönelik işlemlerin tümü. Ayrı ayrı atkı ve çözgü ipliklerinin birbirinin arasından iç içe geçirilmesi işlemine dokuma, sürekli tek bir lifin ya da lifler kümesinin, ilmeklenerek birleştirilmesi işlemine ise örme denir. Buna karşılık dokunmuş ya da örülmüş bütün ürünler dokuma olarak adlandırılır. Dokumacalık Nedir kısaca bilgi.

Dokumacılığın Tarihi: Dokumacılığın geçmişi, tarih öncesi çağlara dayanır. İlk dokuma türleri, kamış, saz ya da benzeri esnek malzemelerden örülen sepetler ve tek bir lifin kendi üstüne ilmeklenmesiyle elde edilen ağlardı. İÖ 6000’lerde Anadolu kültürlerinin geliştirdiği ilk dokuma örnekleri de, bu topluluklarda dokumacılığın, sepet örücülüğüyle yakından bağıntılı olduğunu göstermektedir. Dokuma işlemi, iplik eğirmenin bulunmasından önce ve sepet örgüsüne dayalı olarak uygulanmaya başladı. Eski Mısır’da dokuma malzemesi olarak pamuk, ipek, yün ve keten lifleri kullanılıyordu. İÖ 3000’lerde Hindistan’da pamuk liflerinden yararlanılıyor, aynı dönemde Çin’de ise ipek üretiliyordu.

İpliklerin ve kumaşların boyanması ve basma teknikleri de eski dönemlere dayanır. İÖ 2. yüzyılda Roma’da boyanmış kumaş örnekleri, Tang hanedanı döneminde (İS 618-907) Çin’de bağlamalı boyama) yöntemiyle bezenmiş ipekliler ve IÖ 4. yüzyılda Hindistan’da dokunmuş basma^) türleri bulunmuştur. Mısır’da ele geçen İS 4. yüzyıla ait yün ve keten duvar halıları da o dönemlerde dokuma araçlarının oldukça geliştiğini göstermektedir. En eski İran dokumaları arasında da son derece görkemli halılara ve duvar halılarına rastlanmaktadır.

Ortaçağın başlarında bazı Türk boylan, halı, keçe, kumaş, havlu ve kilim yapımında ustalaşmışlardı. 16. ve 18. yüzyıllar arasında Hint-Türk İmparatorluğu’nda ve belki de daha önceleri Bengal’deki Dakka’da baskılı ya da boyanmış güzel muslinler üretildi. 1130’larda Yunanistan’ dan ve Anadolu’dan Palermo’ya giden dokuma ustaları altın işli ipek kumaşlar ürettiler. 15. yüzyılın sonlarında İtalya’da yün dokuma sanayisinde 30 bin, ipek sanayisinde ise 16 bin işçi çalışıyordu.

Fransa’da ipekli dokumacılık 1480’de başladı; 1520’de Kral I. François, İtalyan ve Flaman dokumacıları Fontainebleau’ya çağırarak burada duvar halısı dokuma atölyeleri kurdurdu. Bir süre sonra, başta Lyon olmak üzere Fransa’nın birçok kenti Avrupa ipekli dokuma üretiminin merkezi durumuna geldi. 17. yüzyılda ise Rouen, kentin ünlü çömleklerinin motiflerinden esinlenmiş dokumalarıyla tanındı. Fransız dokumacılığı üslup ve teknik açısından XVI. Louis’ nin hükümdarlığı (1774-93) döneminde büyük bir atılım yaptı. Fransız Devrimi bu gelişimi 1790’larda bir süre kesintiye uğraştıysa da, dokuma sanayisi 18. yüzyılın başlarından başlayarak tüm ülkede yeniden canlandı. Bu dönemde Flandre ve Artois, çok kaliteli dokumalarıyla ün kazandı.

İngiliz dokumacılığı 13. ve 14. yüzyılda temel olarak keten ve yün kumaşların üretimine yönelikti. 1564’te Kraliçe I. Eli- zabeth, Flaman ve Felemenk dokumacıları Norwich’e çağırarak, damasko ve ipekli dokuma atölyelerinin kurulmasına öncülük etti. 1685’teki Nantes Fermanı nedeniyle ülkelerinden kaçmak zorunda kalan Fransız Protestanlarının İngiltere’ye sığınarak Norwich, Braintree ve Londra’ya yerleşmeleri İngiliz dokumacılığına yeni bir hız kazandırdı. Bu mültecilerden 3.500’ünün yerleştiği Spitalfields, ipekli damaskoları ve brokarlarıyla ünlendi.
Dokuma tekniklerinin hızla gelişmesine karşın dokuma sanayisi 18. yüzyıla değin küçük aile işletmelerine dayalı olmaktan kurtulamamıştı. Aslında, ortak işletmelerin kurulmasının sağlayacağı yararlar daha öncelerden anlaşılmıştı. Buna yönelik olarak, örneğin 1568’de Zürich’te, 1717’de İngiltere’deki Derby’de çeşitli işçi aileleri birleşerek ortak atölyeler kurdular. Ama dokuma sanayisinin fabrika düzeninde örgütlenmesi, Sanayi Devrimi’yle birlikte 1760-1815 arasında ğerçekleşti.

1733’te John Kay, dokuma işlemini hızlandıran uçan mekiği geliştirdi. Bu gelişme, üretim hızı artan tezgâhlara gerekli olan ipliği sağlayabilmek için, iplik eğirme işleminin hızlandırılmasına yönelik yeni makinelerin geliştirilmesine yol açtı. 1769’da Sir Richard Arkvvright’ın, 1779’da da Samuel Crompton’ın yaptığı iplik eğirme makineleri, bu kez yün tarama ve taraklama işlemlerinin mekanikleştirilmesine yönelik etkide bulundu. 19. yüzyılın başlarında ilk mekanik dokuma tezgâhları geliştirildi. Su gücünün yerini buhar gücünün almasıyla, motorla çalışan makinelerin hızı arttı ve başta İngiltere olmak üzere, Avrupa ve ABD’de bütünüyle fabrika sistemine geçildi.

Modern dokuma sanayisi, konfeksiyon sanayisiyle yakından bağıntılı olmakla birlikte, sanayide kullanılan bez ve öteki dokuma türlerinin üretimi de önem kazanmaktadır. Günümüzde, doğal ya da yapay elyaftan elde edilen ipliklerle gerçekleştirilen ürünler, yapılarına göre sınıflandırılır.
Dokuma ve örme yöntemiyle elde edilen başlıca ürünler, kumaşlar, danteller, ağlar ve çeşitli örgülerdir. Elyaf yığınından hazırlanan ürünler ise bağlanmış ya da tığla gerçekleştirilmiş örgüler ve yün keçesidir. Geleneksel dokuma ve örme yöntemleri, dokumacılık alanındaki başlıca üretim teknikleridir; bununla birlikte yeni yapım teknikleri de geliştirilmekte ve bunlar, dokuma sanayisi girdileriyle maliyetlerinin artış karşısında yaygınlaşarak geleneksel yöntemlerin yerini almaktadır.

Dokumalarda aranan başlıca özellikler esneklik ve dayanıklılıktır; sanayi bezlerinin ayrıca genişlik, birim alana düşen ağırlık, iplik yapısı, dayanıklılık ve uzama, asitlik ya da alkalilik derecesi, kalınlık ve gözeneklilik açılarından belli özellikleri olması gerekir. Konfeksiyon kumaşlarında deşen ve renk özellikleri önde gelir, fiziksel özellikler ise ikinci derecede önemlidir.
Dokuma sanayisinde, araştırma ve geliştirme çalışmalarının yapıldığı başlıca alanlardan biri de kalite kontrolüdür. Liflerin, ipliklerin ve kumaşların kalitesi günümüzde oldukça gelişkin makinelerle ve yöntemlerle denetlenmektedir; öte yandan birçok sanayileşmiş ülkede, ürünlerin kalitesine ilişkin yanlış ve abartmalı tanıtım yapılmasını önleyen yasalar çıkarılmıştır.

Benzer Sayfalar

Yorum Yaz

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir