Donatello Kimdir? (Heykeltıraş)

  

Donatello-NdaUzzano-BR

Donatello, asıl adı DONATO Dİ NİCCOLÖ Dİ BETTO BARDİ (d. y. 1386, Floransa ö. 13 Aralık 1466, Floransa), İtalyan Rönesans sanatçılarının en büyüklerinden biri sayılan heykelci. Hem mermeri, hem de tuncu aynı ustalıkla işlemiştir. Heykeltıraş Donatello Kimdir?

Yaşamı ve sanatının gelişmesi ile ilgili çok şey bilinmesine karşılık, kişiliği konusunda bilinenler pek az ve yetersizdir. Hiç evlenmediği bilinmekte, basit şeylerden hoşlanan bir insan olduğu sanılmaktadır. Sanatçıların çalışma koşullarının loncalar tarafından düzenlendiği bir dönemde, sanatında özgürlüğünü korumak istemesi nedeniyle işverenleriyle anlaşmakta güçlük çekmiştir. Bazı hümanistlerle yakın dost olmasına karşın, kendisi kültürlü ve aydın bir insan olmamıştır. Hümanist arkadaşlarına bakılırsa, eski sanatı çok iyi tanıyan biridir. Yapıtlarındaki yazılar ve imzası, yeniden klasik Latin harflerine dönüşün ilk örneklerindendir.

Heykel sanatının geçmişi konusunda dönemindeki sanatçıların hepsinden daha çok ve ayrıntılı bilgisi olduğu kesindir. Yapıtları büyük ölçüde antik heykellerden esinler taşır. Alışılagelmiş değerlendirmelere göre sanatta gerçekçi bir tutumun temsilcisi sayılırsa da, daha sonraki incelemeler, onun bu tanımı aşan bir sanatçı olduğunu göstermiştir.

Sanat yaşamının ilk yılları. Donatello, Floransaiı bir yün işçisinin oğluydu. Sanata nasıl başladığı bilinmemekte, ama taş yontmayı, 1400 dolaylarında Floransa Katedrali’nde çalışan heykelcilerden birinden öğrendiği sanılmaktadır. 140407 arasında bir tarihte heykelci Lorenzo Ghiberti’nin atölyesine girdi. Kesinlikle Donatello’nun elinden çıktığı bilinen ilk yapıtlardan biri olan mermer “Davud” heykeli, dönemin en önemli heykelcisi Ghiberti’nin etkilerini taşır. Ghiberti 1402’de Floransa Vaftizha nesi’nin kapı kanatları için açılan yarışmayı kazanmıştı ve o dönemde zarif, yumuşak kıvrımların egemen olduğu uluslararası gotik üslubun en önde gelen Floransalı temsilcisiydi; Kuzey Avrupalı sanatçılar da bu üslubun etkisi altındaydılar. “Davud” heykeli Floransa Katedrali’ne konmak için düşünülmüştü, ama 1416’da Vecchio Sarayı’na taşındı. Uzun yıllar yurtseverliğin bir simgesi olarak orada durduysa da, 16. yüzyılda Michelangelo dev boyutlu “Davud” heykelim yapınca onun gölgesinde kaldı. Donatello’nun gotik üsluptaki başka erken dönem yapıtları arasında katedralin cephesindeki “Aziz Yuhanna” ile Sta. Cro ce Kilisesindeki ahşaptan çarmıha geriliş sahnesi vardır. Bu ikinci yapıtın, Donatello ile mimar ve heykelci Brunelleschi arasındaki dostça bir yarışmanın sonucunda ortaya çıktığı söylenir.

Donatello’nun gerçek sanat gücü, her ikisi de yaklaşık 1415 tarihli “Aziz Markos” ve “Aziz Giorgio” adlı iki mermer heykelinde görülür. Bu heykeller Floransa loncalarının kilisesi Or San Michele’nin cephesindeki nişlere konmak üzere yapılmıştır. “Aziz Giorgio” sonradan Bargello Müzesine kaldırıldı, yerine bir kopyası kondu. Donatello bu yapıtlarında, Antik Çağdan bu yana ilk olarak (ve orta çağ sanatına bütünüyle ters düşen bir yaklaşımla) insan vücudunu kendi başına hareket eden, işlevsel bir organizma gibi ele almış ve insanı kendine yakışır bir güven içinde betimlemişti. Aynı özellikler, 1416’da katedralin çan kulesindeki nişlere konmak için yapmaya başladığı heykellerinde de görülüyordu. Bütün bu heykeller, daha sonra bazı başka ustaların yapıtlarıyla birlikte Floransa Katedrali Yapıtlar Müzesine taşındı. Bunlardan en önemlileri katedralin doğu cephesindeki “Abraham ve İshak” grubu ile batı cephesindeki “Zucco ne” ve “Yeremya”dır (aslında Habakuk). “Zuccone” çan kulesinin en güzel heykeli, Donatello’nun da başyapıtlarından biridir. Gerek “Zuccone”, gerek “Yeremya” Eski Roma’daki portre büstlerden izler taşıyan genel görünümleri ve özellikle de ayrıntılı bireysel özellikleriyle klasik hatipleri anımsatırlar. Bu heykeller Eski Ahit’in geleneksel peygamber imgelerinden o kadar farklıydı ki, 15. yüzyılın sonlarında yanlış olarak portre büst diye nitelendirilmişti.
Heykelde resim tekniğini kullanma eğilimi, Ghiberti’nin Floransa Vaftizhanesi’nin kuzey kapısı için yaptığı ve her birinde bir öyküye yer verdiği kabartma panolarla başlamıştı. Ghiberti bu panolarda sahnenin derinliğini, geri plandaki hafif kabartma manzara ve mimarlık öğelerinin önüne yüksek kabartma figürler yerleştirerek artırma yoluna gitmişti. Donatello ise, Or San Michele’deki Aziz Giorgio nişinin kaidesi için yaptığı “Aziz Giorgio’nun Ejderhayı Öldürmesi” adlı mermer panoyla kendine özgü, atak bir kabartma anlayışı yarattı. Schiacciato (yassılaştırma) denen bu teknikte bütün yüzeye yayılan çok alçak işlenmiş kabartma, önceki örneklere oranla çok daha çarpıcı bir atmosferik etki yaratıyordu. Bu, heykelcinin biçimleri alışılageldiği gibi hacimlendirmesi yerine oyma kalemiyle adeta “boyaması” demekti. Bir körün, Ghiberti’nin kabartmalarını parmaklarının uçlanna değdirerek “okuyabilmesi” olanaklıydı; oysa schiacciato tekniği dokunma duygusuyla algılanmayacak kadar görsel bir nitelik içeriyordu.

Donatello 1420’lerde ve 1430’larda yaptığı mermer kabartmalarında bu yeni tekniğin olanaklarını araştırmayı sürdürdü. Bu yapıtlara! en olgunları “Herodes Şöleni” (143335, Güzel Sanatlar Müzesi, Lille) ve “Göğe Çıkış: İsa’nın Anahtarları Aziz Petrus’a Verişi’dir. Bu sonuncusunda kabartmalar o kadar hafif oyulmuştur ki, güzelliği ancak üstüne yandan güçlü bir ışık vurduğu zaman görülebilir. Donatello aynı tekniği Floransa’daki S. Lorenzo Kilisesinin eski sacristia’ sında kubbeye geçişteki büyük alçı madalyonların üstündeki Incilci Yuhanna’nın yaşamından alınma sahnelerde de uygulamıştır. Ayrıca bu kabartmalar, uzak mesafeden algılanabilmeleri için renklendirilmiştir. Donatello bu arada tunç heykelde de önde gelen bir sanatçı olmuştu. Bu türdeki ilk çalışması, 1423’te Or San Michele’nin bir nişine konmak için yaptığı gerçek boyutundan daha büyük “Toulouse’Iu Aziz Luigi” heykeliydi. Bu yapıtın yerine, yarım yüzyıl sonra Verrocchio’nun İsa ve Şüpheci To mas’ı konu alan tunç heykel grubu kondu. 1460’a doğru Sta. Croce Kilisesine yerleştirilen “Aziz Luigi”, bugün kilisenin bitişiğindeki müzede sergilenmektedir. Zamanında pek beğenilmemişse de, sonradan hem teknik, hem de sanat açısından birinci sınıf bir yapıt olarak değerlendirilmiştir. Heykeli bütünüyle giysilerle örtmüş olmasına karşın, “Aziz Luigi’nin vücudunun uyumlu organik yapısı kumaşın altından bile seçilmektedir.

Donatello ayrıca heykelin içine yerleştirileceği nişle çerçevesini yapmakla da görevlendirilmişti. Bu niş, Brunelleschi’ nin Rönesans mimarlık anlayışı doğrultusunda yapılmış ve gotik izlerden tümüyle arınmış en eski örnekti. Donatello’nun nişi kendi başına tasarlamış olması uzak bir olasılıktır. Bir iki yıl sonra bazı ortak işler yapacağı mimar ve heykelci Michelezzo ona bu konuda yardım etmiş olabilir. İkisinin ortak yaptıkları işlerde Donatello, Papa XXIII. Johannes’in vaftizhanedeki anıt mezarının üstünde duran tunç heykeli, Bran cacci anıtmezarının üstündeki “Meryem’in Göğe Çıkışı” (S. Angelo a Nilo Kilisesi, Napoli) kabartmasını ve Prato Katedrali’nin dışındaki vaaz kürsüsünün korkuluğunda bulunan dans eden melek kabartmalarını gerçekleştirdi. Michelezzo ise mimari bütünden ve dekoratif heykellerden sorumluydu. Bu ortak projelerin mimarisi Brunel leschi’ninkilerle benzerlikler taşır, ama Donatello’nun 1430’larda tek başına yaptığı çalışmalardan bütünüyle farklıdır. Donatello’nun bütün kendi yapıtlanndaki bezemelerde klasik ve ortaçağ kökenli, ama bağnaz olmayan bir tutumla çalıştığı ve Brunellesc hi’nin tersine, mimari öğelerle bezeme öğeleri arasındaki kesin ayrımı yok etmeye eğilimli olduğu görülür. Gerek Sta. Croce’ deki Meryem’e Müjde Tabernaculumu, gerek bugün Floransa Katedrali Yapıtları Müzesi’nde bulunan Floransa Katedrali cantoria’sı (koro balkonu) Antik Çağ sanatından kaynaklanan sayısız biçim çeşitlemesi içerir. Bunlar Donatello’nun 143033 arasında Roma’da kaldığı sırada yaptığı araştırmalann ürünüydü. Donatello, Bru nelleschi’nin değer yargılarından uzaklaşınca, bu iki eski arkadaşın arası bozuldu, bir daha da düzelmedi. Hatta Brunelleschi, Donatello’yu alaya alan hicviyeler bile yazdı.

Donatello, Michelezzo ile ortak çalıştığı sırada, aralarında Siena’daki S. Giovanni Kilisesi vaftiz kurnasının kabartmalarının da bulunduğu birçok heykel siparişi almış, bunları kendi başına gerçekleştirmişti. Bun lann ilki ve en önemlisi “Herodes’in Şöle ni’ydi (142327). Yoğun, dramatik bir havası olan bu kabartmanın arka planındaki mimarlık görüntüleri Brunelleschi’nin bilimsel temellerini daha birkaç yıl önce ortaya koyduğu perspektife Donatello’nun ne kadar egemen olduğunu gösteriyordu. Donatello aynı vaftiz kurnası için aynca, Sta. Croce’deki “Meryem’e Müjde” sahnesinde yer alan Meryem’le meleğe benzeyen iki “erdem” heykelciği ile üç putto (çıplak çocuk figürü) yapmıştı. Bu putto’lardan biri bugün Berlin Müzesi’ndedir. Etrüsk tunç heykelciklerinin etkilerini taşıyan bu putto’ lar, Rönesans’taki ilk büyük boyutlu çıplak heykel olan “Davud”a giden yolda atılmış ilk adımdı. Aynı zamanda bir yapıdan bağımsız olarak tasarlanmış ilk heykel de olan “Davud”, olağanüstü duruşu, düzgün oranları ve uyumlu dinginliğiyle Donatello’ nun en klasik çalışmasıydı. Belgelere göre bu heykel Lorenzo de’ Medici’nin (Muhteşem) düğünü sırasında (1469) Floransa’daki Medici Sarayı’nın avlusunda durmaktaydı. Medicilerin 1496’da kentten uzaklaştırılmasından sonra Vecchio Sarayı’nm avlusuna yerleştirildi.

“Davud”u ısmarlayanın Mediciler olduğu kesin değilse de, Donatello’nun 1433143 arasında bu aile için çalıştığı ve onların kilisesi olan S. Lorenzo’daki eski sacristia’ nın bezemelerini yaptığı bilinmektedir. Bu bezemeler arasında on tane büyük boy boyalı alçı kabartma levha ve tunçtan iki çift küçük kapı kanadı vardır. Kanatların üstünde hararetle aralarında tartışan aziz ve havari çiftleri betimlenmiştir.
Padova dönemi. Donatello 1443’te Floransa Katedrali’nin sacristia’lan için oldukça iddialı iki tunç kapının tasarımına başlamak üzereyken, aldığı bir sipariş üzerine Padova’ya gitti. Bu sipariş, halk arasında “Gatta melata” (sevimli kedi) adıyla tanınan ve kısa bir süre önce ölmüş bulunan ünlü Venedikli condottiere Erasmo de Narmi’yi at üstünde gösteren tunç bir heykeldi. Roma İmparatorluğu’ndan beri yalnızca hükümdarların at üstünde heykelleri yapıldığı için, bu girişim bir skandal yarattı. Çeşitli nedenlerden kesintiye uğrayan anıtın bitmesi gecikti. Tunçtan heykelin büyük bölümü 144750 arasında tamamlandıysa da 1453’e değin kaidesine yerleştirilemedi. Zırhlı, elindeki komutanlık asası, yüzündeki zeki ve Romalılara özgü soylu ifadesiyle “Gattamelata” idealleştirilmiş bir portre niteliğindeydi. Yapıt o tarihten bu yana dikilen atlı heykellerin tümünün atası oldu. Ünü, yarattığı tartışmadan ötürü o kadar arttı ki, daha açılışı yapılmadan Napoli kralı, Donatello’ dan kendisinin de atlı bir heykelini yapmasını istedi.

Donatello 1450’lerin başlarında, Padova’ daki S. Antonio Kilisesi için tunçtan bir “Çarmıha Geriliş” heykeli ile 15. yüzyılda bir benzeri daha bulunmayan ve türünün en iddialı örneği olan yeni bir ana altar hazırladı. Mermer ve kireçtaşından yapılma altar da yedi tane insan boyunda tunç heykel, 21 tane çeşitli büyüklükte tunç kabartma ve “İsa’nın Mezara Konması”nı canlandıran kireç taşından büyük bir kabartma vardı. Yüz yıl sonra altarın bulunduğu mekân yıkıldı. 1895’te yapılan yeni düzenleme ise gerek estetik, gerekse tarihsel açıdan yanlış bir uygulama oldu. Üstün bir öyküsel anlatım gücü ve ritmik bir kompozisyon içinde Aziz Antonius’un dört mucizesini gösteren kabartma bunların en güzelidir. Donatello, çok sayıda figürü bir arada (kabartmalardan birinde 100’ü aşkın figür vardır) kullanmadaki ustalığıyla Yüksek Rönesans kompozisyon ilkelerinin öncüsü olmuştur.

Donatello Padova’daki son üç yılını hiçbir şey yapmadan geçirdi. S. Antonio Kilisesi için hazırladığı altar panosunun ücreti ödenmediği gibi, “Gattamelata” da 1453’e değin yerine yerleştirilmemişti. Ayrıca yanında çalıştırdığı çok sayıdaki taş ustasıyla heykelcinin işine de son vermek zorunda kalmıştı. Mantova, Modena, Ferrara ve hatta Napoli’den gelen siparişlerden de bir sonuç çıkmadı. İçine düştüğü bunalım çalışmasına da engel oluyordu. Belgeler onun 1456’da Floransa’da tedavi gördüğünü belirtir. Donatello 145055 arasında yalnızca iki yapıt verdi. Bunlar Floransa’ya dönmeden kısa bir süre önce Venedik’teki Sta. Maria dei Frari Kilisesi için gerçekleştirdiği ahşap “Vaftizci Yahya” heykeli ile Floransa Vaftizhanesi’ndeki olağanüstü “Mecdelli Meryem” figürüydü. Her iki yapıtta da, psikolojik gerçekliğe yeni bir bakış görülür. İnsan gövdeleri eski güçlü görünümlerini kaybetmiş, duygusal gerilimi yansıtan ince, solgun figürlere dönüşmüştür. 1966’daki su baskınından sonra yapılan onarımla yapıtların özgün boyaları ortaya çıkmış, gerçekçi ten rengi ve azizlerin saçlarındaki altın pırıltılar yeniden seçilir hale gelmiştir.

Geç Floransa dönemi: Donatello’nun yokluğu sırasında, Floransa’da mermeri duyumsal nitelikte işleyen yeni bir heykelci kuşağı yetişmişti. Donatello’nun ahşap figürleri bu tür yapıtların üstüne gelince bir şok etkisi yaratmış olsa gerek. Floransa’da sanat beğenisi değişmiş olduğu için, Donatello’ya artık daha çok kent dışından sipariş geliyordu. “Yudit ve Holofernes” (Vecchio Sarayı) adlı tunç grup heykeliyle Siena Katedrali’ne konacak tunç “Vaftizci Yahya” bunlardan bazısıydı. 1450’lerin sonuna doğru Donatello gene aynı katedral için bir çift tunç kapı kanadı yapmayı üstlendi. Ghiberti’nin Floransa Vaftizhanesi’ndeki kapı kanatlarına rakip olabilecek bu iddialı tasarımdan 1460’ta bilinmeyen nedenlerle vazgeçildiğinde yalnızca iki kabartmayı gerçekleştirmişti. Bugün Victoria ve Albert Müzesi’nde bulunan “Yakarış” adlı panonun bunlardan biri olduğu sanılmaktadır. Donatello son yıllarını eski koruyucuları Medicilerin hizmetinde, S. Lorenzo Kilisesi için bir çift vaaz kürsüsü yaparak geçirdi. İsa’nın çektiği acıların olağanüstü bir ruh derinliği ve yoğunlukla işlendiği bu kürsülerin kabartmaları Donatello’nun ölümüyle yarini kalmış ve yer yer başka sanatçılarca tamamlanmıştır.

Benzer Sayfalar

Yorum Yaz

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir