Donatusçuluk Nedir?

  

Donatusçuluk, Hıristiyanlıkta, Caecilia nus’un Kartaca piskoposu seçilmesi üzerine 4. yüzyıl başlarında Kuzey Afrika’da Donatus’un (ö. y. 355) önderliğinde gelişen akım. Tarihsel bakımdan Donatusçuluk, Anadolu’da Montanusçuluk ile Novatianusçuluğa,Mısır’da da Melitianusçuluğa kaynaklık eden erken dönem Hıristiyan geleneğinin bir uzantısıydı. Devletin kilise işlerine karışmasına karşı çıkan Donatusçular, Circum celliorı adı verilen köylü savaşçılardan esinlenen ve ahiret umutlarıyla iç içe geçmiş bir toplumsal devrim amaçlıyordu. Örnek bir Donatusçunun başlıca amacı, tövbekâr bir yaşamın sonunda din uğruna ölmekti. Kuzey Afrika’daki Romalı, Vandal ve Bizanslı hükümdarların sürekli baskılarına karşın Donatusçu Kilise ortaçağın başlarına değin varlığını sürdürdü.

Donatusçuluğun doğuşuna hem toplumsal, hem de öğretiyle ilgili nedenler yol açmıştı. 3. yüzyıl boyunca Afrika Kilisesi’ne egemen olan geleneğe göre, kilise yalnız Tanrı’nın seçilmiş kullarına açıktı. Cyprianus’un savunduğu ve daha önceki anlaşmazlıklara karşı bir tepki biçiminde gelişen bu inanca göre, papazın kutsama yetkisinin geçerliliği Kutsal Ruh’u ve Tann kayrasını taşımasına bağlıydı. Zenginlik ve günah neredeyse özdeş sayılıyordu; servet düşkünlüğünden de, Roma dünyasına karışmaktan da aynı ölçüde sakınılmalıydı.

311’de piskopos seçilen Caecilianus, İmparator Diocletianus’un 303’te başlattığı Hıristiyan katliamı sırasında Romah yetkililere kutsal metinlerin kopyalarını teslim eden traditor (hain) piskoposlardan birinin kendisini takdis etmesine izin verdiği için geniş bir muhalefetle karşılaştı. Kırk yıldır Kartaca piskoposlarını takdis yetkisini elinde tutan Numidya başpiskoposu, 70 piskoposla birlikte Kartaca’ya geldi ve bir konsil toplayarak Caecilianus’un piskoposluğunun geçersiz olduğunu açıkladı. Konsil, Maiorinus adlı bir lektörü Caecilianus’un yerine atadı.
Yeni imparator Büyük Constantinus anlaşmazlığın hakeme başvurularak giderilmesini istedi. Roma piskoposu Miltiades’in başkanlığında İtalyah ve Galyalı piskoposlardan oluşan bir komisyon 2 Ekim 313’te Caecilia nus’u akladı. Bu arada Maiorinus’un yerine geçmiş olan Donatus, Miltiades’in karanna karşı çıktı. Constantinus 1 Ağustos 314’te Arles’da imparatorluğun batı eyaletlerinden gelen piskoposların oluşturduğu bir konsil topladı. Burada Caecilianus bir kez daha aklandı; traditor’lann takdisinin geçersiz olmadığım belirleyen bir kilise yasasıyla konumu daha da güçlendirildi. Donatus ile onu destekleyenlerin yeni başvurularına karşın, Constantinus Kasım 316’da Caecilianus’un lehine son ve kesin karan verdi.

Ama bölünme ortadan kalkmadı. 317321 arasında Donatusçulara yönelik kıyım hafifledi ve Constantinus Mayıs 321’de, gönülsüz de olsa Donatusçular üzerindeki baskıya son verdi. Akım sonraki yıllarda giderek güçlendiyse de, İmparator I. Constans Ağustos 347’de Donatus ile öteki önderleri Galya’ya sürgüne gönderdi ve Donatus yaklaşık 355’te orada öldü.

Iulianus’un (Kâfir) 361’de imparator olmasıyla Afrika’ya dönen Donatusçular sonraki 30 yıl boyunca burada Hıristiyanların çoğunluğunu oluşturdular. Ama Donatusçuluğun karşıtlan bu kez Hippolu Aziz Augustinus’un önderliğinde güçlendi. 411’de Karta ca’da Augustinus’un arkadaşı, imparatorluk yargıçlarından Marcellius’un başkanlığında bir konferans toplandı ve burada Donatusçulann aleyhine kararlar alındı. 412 ve 414’te çıkarılan sert yasalar, Donatusçuların yurttaşlık ve kilise haklarını ellerinden aldı. Ama düşmanlıkla karşılaşmayı bir tür doğa yasası sayan Donatusçular 7. yüzyıla değin varlıklanm korudular.

Benzer Sayfalar

Yorum Yaz

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir