Girit Adasının Uzun Süre Alınamaması Neyi İfade Eder

  

Osmanlı Devleti, kuruluşundan itibaren devlet yönetimi noktasında İslamî esasları benimsemiş ve devlet politikalarını bu sebepten dolayı bilimin geliştirilmesi, hoşgörünün ve adaletin dünyaya yayılması, İslam’ın daha çok insan tarafından tanınması esasına göre belirlemiştir. Bu politikalar, uzun yıllar boyunca Osmanlı Devleti’ni güçlü şekilde ayakta tuttuysa da zaman içerisinde dini duyguların suistimal edilmeye başlaması sebebiyle Osmanlı, gerileme dönemine girmiştir.

Sosyal alanda insanların eğitimsizliği, yozlaşmalara sebep olduğu için birçok noktada bozulmalar başlamıştır. Devlet içerisinde aklın, bilimin yerine hurafeler başgöstermeye başlamış, halk da bu hurafelere inanmaya başlamıştır. Bu yozlaşma, ekonomik, askeri, siyasi, sosyal her alanda görülebilmektedir. Girit adasının çok geç alınması da bu yozlaşma ile doğrudan alakalıdır.

Macaristan İmparatorluğu’nu savaş alanında 2 saat içerisinde yerle bir eden Osmanlı Devleti, bundan bir süre sonra kuşattığı Girit adasını tam 24 yılda fethedebilmiştir. Bu fetih, başarılı şekilde tamamlanmış olsa da düşman devletler, Osmanlı’nın askeri alanda ne kadar zayıfladığını görme fırsatı yakalamışlardır. Osmanlı’da yönetime, yönetmek için yeterli olmayan kişilerin gelmeye başlaması ile birlikte ülke içerisindeki toprak ağaları ve sadrazamlar, yönetimde daha fazla söz sahibi olmaya başlamışlardır ve devlet politikaları da bozulmaya başlamıştır.

1645 yılında başlayan kuşatma, 1669 yılında son kale olan Kandiye kalesinin fetih edilmesiyle tamamlanmıştır. Bu savaşın ardından Venedik başta olmak üzere Avrupa ülkeleri, Osmanlı’nın artık kudretini kaybetmeye başlamış olduğunu farketmişlerdir. Bu bozulmanın sebebi ise eğitim konusuna yeterince önem verilmemesi olmuştur.

Girit Adasının Uzun Süre Alınamaması Neyi İfade Eder Adlı Yazımızla İlgili Düşüncelerinizi Yorum Kısmından Yazabilirsiniz.

Benzer Sayfalar

Yorum Yaz

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir