Hindistan Kast Sisteminde Dokunulmazlar (Harican Nedir)

  

Dokunulmazlar, HARİCAN (Sanskrit dilinde “Tanrı Hari Vişnu’nun çocukları”, kısaca “Tanrı’nın çocuklan”) olarak da bilinir, geleneksel Hint toplumunda aşağı kastlardaki çok sayıda Hinduyu ve kast sistemi dışındaki herkesi içine alan geniş kesim.

1949’da Hindistan’da, 1953’te de Pakistan’ da yürürlüğe giren anayasalar, bu terimin kullanımını ve “dokunulmazların toplumsal haklardan yoksun bırakılmasını yasaklamıştır. Günümüzde bu kesime “parya”(*) denmektedir. “Dokunulmazlar”a Harican adını, çağdaş Hindistan’ın önderi Mohan- das Gandhi vermiş ve bu kesimin kurtuluşu için yıllarca büyük çaba harcamıştır. “Dokunulmazlar” arasında sayılan toplumsal gruplar, meslekleri ve yaşam biçimleri dolayısıyla “murdar” etkinliklerde bulunan kesimlerdi. Bu etkinliklerin en önemlileri şunlardı: 1) Geçimini sağlamak için can almak (örn. balık tutmak); 2) sığır öldürmek ya da ölü sığırın etinden ya da derisinden yararlanmak; 3) dışkı, idrar, ter, tükürük vb vücut salgılarına dokunmayı gerektiren işlerde (örn. çöpçülük ve çamaşırcılık) çalışmak; 4) sığır eti ya da evcil domuz ve kümes hayvanı eti yemek. (Hindistan’ın ilkel kabilelerinin çoğu bu kategorideydi.) Hindistan Kast Sisteminde Dokunulmazlar (Harican Nedir)

Tutucu Hinduların Hindistan’daki dağ kabilelerini de “dokunulmazlar” arasında saymasının nedeni, bu kabilelerin ilkel ya da putperest olmaları değil, hem sığır eti, hem de köylerde süprüntü ve pislikleri yiyen domuz ve kümes hayvanlarını yemeleriydi. Ama Hint toplumuyla kaynaşmamış dağ kabileleri “dokunulmazlık” konumunu hiçbir zaman benimsemedi; ayrıca bu kabileler, toplumsal konumlarının salt davranışsal bir temelde belirlendiğini de pek kavramış değillerdi.

Bağımsız Hindistan ve Pakistan’da yeni anayasaların benimsenmesine değin “dokunulmazlar”ın pek çok toplumsal hakkı kısıt-lanmıştı. Bu kısıtlamalar Hindistan’ın kuzeyinden güneyine doğru ilerledikçe daha da sertleşiyordu. Bazı durumlarda “dokunulmazlar” kent ya da köy sınırlarının dışında küçük yerleşimlerde ayrı yaşamak zorundaydı. Çoğu tapınağa ve okula girmeleri, ayrıca üst kastların su aldığı kuyulara yaklaşmaları yasaktı. “Dokunulmazlar”a dokunmanın insanı murdar ettiğine inanan üst kast üyeleri bu durumda temizlenebilmek için pek çok ayinden geçmek zorundaydı. Hindistan’ın güneyinde, bazı “dokunulmaz” gruplarını görmek bile murdar sayılır, bu grupların ancak geceleri dışarı çıkmasına izin verilirdi. Kısıtlamalardan bir ölçüde kurtulmak isteyen “dokunulmazlar”ın çoğu Hıristiyan, Müslüman ya da Budacı olmayı yeğliyordu.

Günümüzde Hindistan anayasası, yasal olarak daha önce “dokunulmazlar” olarak adlandırılan geniş kesim içinde, 1970’lerde nüfusu 80 milyonu bulan bir grup kast ile toplam 38 milyon kişiyi içine alan çok sayıda kabilenin özel konumunu resmen tanımıştır. Anayasa, “dokunulmazlık” uygulamasını yasaklamanın yanı sıra, bu gruplara bazı eğitsel ve mesleki ayrıcalıklar da tanımakta, parlamentoda özel temsil hakkı sağlamaktadır. 1955’te yürürlüğe giren bir yasa, Harican olduğu için herhangi bir kişinin dinsel, mesleki ya da toplumsal haklardan yoksun bırakılmasını suç saymaktadır. Ama bütün bu önlemlere karşın temiz ve murdar kastlar arasındaki geleneksel ayrım Hint toplumunun bazı kesimlerinde varlığını sürdürmekte ve “dokunulmazlar” m tam kurtuluşunu geciktirmektedir.

Benzer Sayfalar

Yorum Yaz

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir