İslamiyet Öncesi Türklerde Edebiyat

  

Türk insanı, tarih sahnesinde ilk kez Orta Asya bölgesinde görülmeye başlamış olan bir millettir. O dönemlerde Ural-Altay dağları adı verilen bölgede yaşam sürdürmüş olan Türk insanı, kendisine göçebe bir yaşam tarzını benimsemişti. Göçebe yaşam tarzına sahip olan Türkler,  her sezon yazın bir bölgeye kışın bir bölgeye olacak şekilde seyahat ediyor ve yaşam şartlarına daha uygun olan bölgelerde kalarak hayatlarını sürdürüyolardı. Peki bu tür bir yaşamı benimsemiş olan bu milletin, edebiyat anlayışı ne şekilde gelişmeler kaydetmiştir?

İslamiyet öncesi dönemde Türkler arasında göçebe bir hayat olduğu için Türkler, yerleşik olan şeylerden uzak kalmışlardır. Örneğin yazılı edebiyat, o dönem var olmuş insanlar arasında pek ilgi gören birşey değildir. Ancak sözlü edebiyat noktasında ortaya çıkmış birçok eser olmuştur. Bunun nedeni de Türklerin sürekli göç etmesi olmuştur. Ancak aile büyükleri, anlattıkları hikayeler ve atasözleri gibi şeyler ile sözlü olan Türk edebiyatını da oluşturmuşlardır.

İslamiyet öncesi dönemde yazılı edebiyatın ilk eseri, Orhun Yazıtları olmuştur. Günümüzde bir kısmının varlığını sürdürdüğü taş sütun üzerine yazılı bu eserde, devlet yönetimi noktasında neler yapılması gerektiği gibi bilgiler yer almaktadır. Ülkeyi yönetecek hükümdarların nasıl davranması gerektiğine dair bilgi içerir.

Sözlü edebiyatta ise ağıt, atasözleri, şarkılar ve şiirler yoğunlukla görülmektedir. Bununla birlikte Oğuz Kağan Destanı, Alper Tunga, Bozkurt ve Ergenekon destanları da Türk insanı arasında yayılmış olan sözlü edebiyat eserlerinden bazılarıdır.

İslamiyet Öncesi Türklerde Edebiyat Adlı Yazımızla İlgili Düşüncelerinizi Yorum Kısmından Yazabilirsiniz.

 

 

Benzer Sayfalar

Yorum Yaz

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir